• 🌺

Can Baba...DAVET


Sizi bilmem ama ben düne bile dönmek istemeyenlerdenim.

Hatta,

biz kadınların çok sevdiği

"şimdiki aklım olsa......" ile başlayan bir cümle de kurmadım hayatımda hiç.

Hep yaşadım bitti dedim.

Bu gününe bak, önüne bak dedim.

O günkü şartlar onu gerektirdi öyle davrandın,

öyle karar verdin dedim.

Can Babanın söylediği gibi; 20, 35, 40 yaşındaki Ferdağ ile bugünkü Ferdağ aynı masaya otursalar ne olur?

Öyle gürültü patırdı olmaz.

Hadi şeytana uydular.

Kavgaya tutuştular.

Ne yaparım ?

Vallahi masadan bu günkü Ferdağ kalkar...

Hadi bacım uyma sen gençlere , daha yazacak yazıların, süsleyecek bloğun var,

bak kendi işine, geç otur sandalyene der.

Tıpkı burada olduğu gibi:)

Eğer siz de kavga filan olursa sandalye fazla buyrun gelin.

Başımın üstünde yeriniz var.🥰


Şiirin bütününü ve

Erick Satie'dan bir parçayı buraya bırakıyor, gidiyorum...


DAVET

“şunları bir araya toplayayım. Bir güzel muhabbet edelim” diye düşündüm.

Mutfak işinden de anlarım. Donattım sofrayı. Bayağı uğraştım. Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne içmekten hoşlandığını iyi bilirim. Bayağı da para gitti.

Birinin yediğini öbürü yemez. Ötekinin içtiğini beriki içmez. Dört kişilik sofra kurdum.

Mumları da yaktım. Bak hepsi, Erick Satie severdi. Hatırladım. Müziği de ayarladım.

Geldiler.

20 yaşında ben, 35 yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz.

Birden yirmi yaşımı, otuz beş yaşımın karşısına oturttum. Kırk yaşımın karşısına da, ben geçtim. Yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu. Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim. “Sen karışma moruk” dediler. Büyük hır çıktı. Komşular alttan üstten duvarlara vurdular. Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı.

Evin de içine ettiler.

Bende kabahat. Ne çağırıyorsun tanımadığın adamları evine …"

Can YÜCEL




75 görüntüleme3 yorum