Temmuz 16, 2026



Şarkının ne anlattığını doğrudan hissedebilmeniz için, sözlerinin en can alıcı kısımlarının Türkçe anlamını buraya bırakıyorum. Hikayenin hüznü tam olarak bu mısralarda gizli:

🎵 Matt Monro - The Music Played (Türkçe Sözleri)


Öfkeyle, aceleyle söylenmiş tek bir söz...

Birlikte paylaştığımız onca güzel anıya ne büyük yazık.

Aslında sana sarılmak için can atıyordum,

Ama gururum fısıldadı: "Bırak gitsin..."

Tam konuşmak, seni durdurmak için arkamı döndüm ki;

Sen çoktan gitmiştin...

Ve müzik, hiçbir şey olmamış gibi çalmaya devam ediyordu.

Loş salonda seni kaybederken sevgilim,

Gözlerindeki o yabancı bakışı, yaklaşan sonun işaretini gördüm.

O diğer adam seni kollarına aldı ve pistte süzülmeye başladınız,

Seni benden uzaklaştırırlarken...

Müzik, o kahredici müzik çalmaya devam ediyordu.


🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🖤🤍

Videodaki film Sabrina (1954) &
Bu akşam izleyeceğim. 

"Bazen  tüm dünya susar, geriye sadece iki insanın kalp atışları ve o hüzünlü melodi kalır..."





Temmuz 11, 2026

"Pedofili, Tecavüz ve Erken Ergenlik: Lina Medina, 5 Yaşında Doğum Yaparak İnsan Türünün Bilinen En Genç Annesi Oldu!"


"İnsanlıkta Görülen En Erken Ergenlik ve En Genç Gebelik

Lina, tıp tarihinin gördüğü ve kayıt altına alabildiği en genç anne ünvanına sahiptir. 5 yaş, 7 ay, 17 günlükken doğum yapmış ve bir erkek çocuğu dünyaya getirmiştir. Bu, bugüne kadar keşfedilen en genç gebeliktir (bir sonraki örnek, Rusya'da 6.5 yaşında doğum yapmış olan bir çocuktur). Bu üzücü istatistiğin başrolünde yer alan Lina, günümüzde Peru'nun başkenti olan Lima kentinde halen yaşamaktadır."





"Lina, 23 Eylül 1933'te Peru'nun And Dağları'ndaki Ticrapo kentinde 9 çocuklu bir aileye doğmuştur. 5 yaşındayken, bir gümüşçü olan babası Tiburelo Medina ve annesi Victoria Losea tarafından, "giderek artan karın hacmi" sebebiyle doktora götürülmüştür.

İlk tanıyı yapan doktorlar, kızın hamile olabileceğine imkan vermediklerinden ve akıllarına dahi getirmediklerinden, ciddi bir tümör vakasıyla karşı karşıya olduklarını düşünmüşlerdir. Ancak sonradan Dr. Gerardo Lozada tarafından incelenen Lina'nın, aslında 7 aylık hamile olduğu tespit edilmiştir. Lima'daki başka doktorların da teşhisi onaylaması sonucu, kızın takibe alınmasına karar verilmiştir."

"Lina, 14 Mayıs 1939 tarihinde, yani hamilelik teşhisinin konulmasından 1.5 ay sonra, sezaryen yoluyla doğum yapmıştır. 8.5 aylık erkek yavrusunun sezaryen ile alınma sebebi, kızın pelvisinin doğumu yapmaya yetecek kadar geniş olmamasıdır."

"Lina'nın çocuğu 2.7 kilogram olarak, tamamen sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmiştir. Doğum öncesi, sırası ve sonrasında yapılan incelemelerde, genetik olduğu düşünülen bir sebeple Lina'nın erken ergenliğe girdiği tespit edilmiştir. Hatta buna paralel olarak, normal ergenliklerdeki gibi pelvis genişliği artmış, kemik irileşmesi yaşanmış ve cinsel organları henüz 2.5-3 yaşındayken neredeyse tam olarak olgunlaşmıştır.

"10 yıl boyunca küçük Gerardo (çocuğa teşhisi doğru yapan doktorun adı verilmiştir), Lina'yı annesi değil de kardeşi olarak bilmiş; ancak gerçeği 10 yaşında öğrenmiştir. Gerardo tamamen sağlıklı olmasına rağmen, 40 yaşındayken kemik iliği hastalığına yakalanarak ölmüştür."

"Pedofili ve Tecavüz!

Hikayenin diğer yüzündeyse, bir pedofili vakası bulunmaktadır: Gerardo'nun "babası" kimdi? Kızı hamile bırakan pedofilik erkek, hiçbir zaman teşhis edilememiştir. Şüpheliler arasında Lina'nın babası, o zamanlar 9 yaşında olan zihinsel engelli abisi, sarhoş bir köylü ve daha önceden cinsel istismar vakalarında adı geçen bir akrabası bulunmaktadır. "


Alıntı

 

Annem ilkokul mezunuydu. Ama, çok iyi bir doktordu.

- Başım ağrıyo yav…

- Saçın ıslak ıslak çıktın ondan.

- Başım dönüyo…

- E bi şey yemiyorsun, açlıktan.

Eczacıydı aynı zamanda…

- Gözüm morardı.

- Gel, patates basayım.

- Kepeklerim çoğaldı.

- Otur, zeytinyağı süreyim.

- Arpacık çıktı galiba.

- Yum, sarımsak değdireyim.

Hemşireydi…

- Öfff, terledim be.

- Dur, sırtına havlu sokayım.

Röntgen mütehassısıydı…

- Öhh-höööaa!

- İçme şu zıkkımı.

Bebekken, anestezi uzmanıydı…

- Dandini dandini dastaaana.

Ürologdu…

- Çişin niye sarı bakiiim?

Fizyoterapistti…

- Dizim ağrıyor.

- Benim de belim ağrıyor, geçer.

Diyetisyendi…

- Mis gibi türlü yaptım, sakın sokakta burger filan yiyip gelme, kola da içme!

Cildiyeciydi…

- Sırtımda sivilce çıktı.

- Çikolata yeme.

Laboranttı…

- Burnum akıyor.

- Ben şimdi sana bi ada çayı kaynatayım, rezene, bal, limon,

tarçınla zencefili de ılık ılık iç, uyu, uyan, sabaha bi şeyin kalmaz.

Psikiyatrdı…

- Nen var oğlum?

- Bi şeyim yok.

- Var var, canın sıkkın.

- Yav bırak, iyiyim.

- Yok yok, bilirim ben.

- Anne delirtme insanı!

- Bak gördün mü?

- Neyi gördüm mü?

- Sinirlerin bozuk senin.

Genetikçiydi…

- Babana çektin sen, o da sinirli, bütün kötü huylarını ondan almışın zaten.

Hastasıydım…

Hastaydım ona.

İyi bakın onlara..."

Anne - Yılmaz ÖZDİL

Temmuz 06, 2026

Aziz Nesin’in vasiyetinde belirttiği ‘mezarımın yeri belli olmasın. Üzerimde çocuklar oynasın’ isteğiydi. Nesin Vakfı’nın bahçesinde gerçekleşen defin işlemini o gün televizyonların helikopterle takip ediyordu. “Bahçeye daha önceden 6-7 çukur açtırmıştık. Helikopterin yaklaştığını görünce Aziz abinin naaşını bir çukura koydum ve kepçeciye hemen bütün çukurları aynı anda kapatmasını istedim.Neyse ki helikopter yetişemeden Aziz abinin üzerine biraz toprak atılarak kapatıldı. Sonra da çukurların hepsi aynı anda kapatıldı. Şu an o mezarın yerini benimle birlikte 5-6 kişi biliyor. Ve gerçekten üzerinde çocuklar oynuyor.”

Müjdat Gezen

******

Bitki olacaksam 

Çayır çimen olayım 

Aman baldıran değil 

Yol altında kalacaksam 

Gelin arabaları geçsin üstümden 

Çelik paletler değil 

Üstümde çocuklar koşuşsun 

Ne kaçan ne kovalayan 

Askerler değil 

Kerpiç yapacaksanız beni 

Okullarda kullanın 

Cezaevlerinde değil 

Soluğum tükenmez de kalırsa 

Islık öttürsünler 

Aman ha düdük değil 

Kalem yapın beni kalem  

Şiirler yazan sevi üstüne 

Ölüm kararı değil 

Ölünce yaşamalıyım defne yapraklarında 

Sakın ola ki 

Silahlarla değil 

Aziz NESİN

Anısına saygı ile...