Eylül 18, 2023

Neyzen Tevfik Kimdir ?

 

Neyzen Tevfik ya da tam adıyla Tevfik Kolaylı neyzen ve şairdir. 

Babası Hasan Fehmi Bey, Bafra'nın Kolay nahiyesinden ve "Kolaylı" ailesinden olduğu için soyadı "Kolaylı"dır.Taşlama türünün en önemli temsilcilerinden biri. 

Hayatı 

🌷Bir rakama göre 24 mart, diğer bir rakama göre 14 Haziran 1879'da Bodrum'da doğdu. 

🌷Tevfik'in yedi yaşlarındayken eşkiyaların çarşıda götürdüğü insan başlarını görmesiyle bağlantılı olarak sara nöbetleri başlamıştır. 

🌷Ailesinin yaşadığı Urla'da bir neyzenden nota bilgileri alarak kendini bu alanda geliştirdi. İzmir idadisi'nde bir süre okuyarak bitirmeden ayrıldı. 

🌷Mehmet Akif'ten Farsça öğrenerek İzmir Mevlevihanesi'ne girdi. Bir süre sonra İstanbul'a yerleşen Tevfik, Galata'nın yanısıra Kasımpaşa mevlevihanelerinde işine devam etti. 

🌷1902 yılında bektaşi dervişi oldu. Bu sıralarda şiire ilgi duyan Tevfik, Mehmet Akif ve Şair Eşref'ten etkilendi. 

🌷1908 yılından 1913 yılına kadar Mısır'da bulundu. Neyzenlikteki ustalığına rağmen yergi ve taşlamalarıyla ünlendi. 

Toplumdaki haksızlıkları gözüne kestiren Tevfik, siyasetin yanısıra; dini baskı, çıkarcılık gibi konuları işledi. 

🌷1946'da, basın yararına düzenlenen bir konserde çalar. Yaptığı taksimlerle izleyicileri büyüler. Konser öncesi neyini merak edenler, konser sonrası onu dinlemenin bir şans olduğunu dile getirirler. 

🌷1949 yılında, dostlarından İhsan Ada, Neyzen Tevfik'in eserlerini, onun gözetimi altında, Azâb-ı Mukaddes adı ile kitaplaştırır. 

1951 yılında Onu Affettim* adlı bir filmde önemli bir rolde gözükür. Ağlayan Şarkı adlı bir başka filmde ise, Suzan Yakar'la oynar. 1952 yılında, arkadaşlarının ısrarı ile Şehir Komedi Tiyatrosu'nda jübilesi yapılır. 1930'larda İstanbul Belediye'sinin bağladığı yardım aylığını saymazsak Neyzen'in düzenli bir geliri hiç olmaz. 

🌷Neyzen Tevfik'in yaşamı 28 Ocak 1953'te son bulur. Cenaze namazı Beşiktaş'ta Sinan Paşa Camii'nde kılınır. Caminin avlusundan taşan kalabalık; ana caddeleri, kahveleri, yolun karşısında ki Barbaros Bulvarını doldurur. Memurların, profesörlerin, ileri gelenlerin yanı sıra kılıklarına çeki düzen vermeye çalışmış sarhoşlar, sokak serserileri ve bin bir çeşit insan bir arada uğurlarlar Neyzen'i bilinmeyene. Kim bilir belki de hiçlikten hepliğe.. 

Yaşayış Şekli 

💫Tevfik, toplumun kurallarının dışında bir yaşam sürdürmüştü.Paraya düşkünlüğü yoktu.Gericiliğe savaş açmıştı.İslamın yozlaştırılmasına ve anti Atatürk deyişlerine sinirlenir ve hazır cevaplılığıyla cevap verirdi. Ayrıca neyzenlik konusunda içinden geldiği gibi çalıp, ardından maddi beklentileri olmamıştı. Kendi söylemine göre bu konuda yüze yakın plağı bulunmaktadır. 

💫Tevfik, içkiye olan ilgisiyle de bilinmektedir. İçki, hayat biçiminin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu konuda bir anısı şöyledir: Bir arkadaşı, Tevfik'i meyhaneden çıkarken görmüştü. Eski bir dostu olarak sitem edip ona çıkışmak istedi. - Vallahi Tevfik Efendi, seni meyhaneden çıkarken görmek, beni son derece üzdü. Neyzen Tevfik cevap verir: - Hemen geri döneyim öyleyse! (Alıntı: Alevi Vakıfları Federasyonu 2008 Takvimi, 11 Ağustos tarihli yaprak) 


💫💫Söz edildiğine göre Tevfik'in Atatürk'e sevgisi o denli çokmuş ki; O'nun vefatından sonra günlerce evden çıkmamış. 

Eylül 17, 2023

BEHİRE HAKKI

 

BEHİRE HAKKI----1913 yılında İstanbul’da Biçki Yurdu’nu açar, gazetelere ilan vererek kadınlara terzilik mesleğini öğreteceğini bildirir. Alınacak öğrencilerin fakir kesimden olmasına dikkat eder. Bu girişimle kadınlar fakirlikten kurtulacak, alın teriyle ekmeğini kazanacaktır. İlk aşamada yurda 25 öğrenci başvurur, daha sonra sayı 51’e çıkar, 1917’ye gelindiğinde öğrenci sayısı 366’dır.

İlk mezuniyet töreninde öğrenciler, 40 dakika içerisinde bir korsaj, bir etek ve bir manto dikerek hünerlerini sergilerler. Bu törene Maarif ve Ziraat Nazırları (bakanları)’nın katılması Biçki Yurdu’na verilen önemi gösterir. Başarılarıyla devlet erkânının dikkatini çeken Behire Hakkı, Maarif ve Sanayi nişanına da

layık görülür ve milli müessese haline gelir.

Cephedeki askere mintan diktiler

Biçki Yurdu’nu milli müessese haline getiren sadece başarısı değil, askerler için el emeği göz nuru kıyafetler dikip cepheye göndermesidir.

Öğrenciler, askerlerin üşümemesi için 55 bin 155 tane pamuklu mintan diker. Müdafaa-i Milliye Cemiyeti aracılığıyla mintanları cepheye gönderir. Cemiyet mensupları, Biçki Yurdu’nun her ferdi için madalya hazırlar. Madalyaların

 4 bin 500 kuruş olduğunu öğrenen hanımlar, kendi aralarında topladıkları aynı miktardaki parayı cemiyete yardım olarak gönderir. Açtıkları sergide satılan ürünlerin gelirini de buraya bağışlarlar.

Biçki Yurdu talebelerinin hayır işleri bununla sınırlı kalmaz. Çanakkale Savaşı’nda yaralanıp İstanbul’a tedavi için gelen askerleri, ziyaret ederler, topladıkları yardımları ulaştırırlar, onları rahat ettirmek için gerekli eşyaları temin ederler.

💫Biçki Yurdu’nun cefakâr kadınları, milli şair Mehmet Emin Yurdakul’a ilham olur ve şair, iğne tutan ellerin kılıç tutan eller kadar aziz olduğunu vurgular;

“İğne tutan eller azizdir

Ey iğnem dik! Askere,

Giyecekler yetiştir.

Sınırdaki erlere

Hizmet aziz bir iştir.

Ey iğnem dik! Elimde teğellenen şu gömlek,

Bir kahraman genç Türk’ün vücudunu örtecek.

Rahmet ve Minnetle

 Alıntı

Eylül 14, 2023

❤️❤️❤️❤️

 

🩷Seni sevmeye hazır olmayan insanları serbest bırak.

❤️Değişmek istemeyen insanlarla zor sohbetler yapmayı bırak.

🧡Varlığına önem vermeyen insanlar için görünmeyi bırak.

💛İçgüdülerinin etrafındaki herkesin iyi dileklerini kazanmak olduğunu biliyorum, ancak aynı zamanda zamanını, enerjini ve akıl sağlığını çalacak olan da sendeki bu dürtüdür...Ve aklından çıkartma herkes senin kadar dürüst değil...

💙Zamanını harcadığın kişiler tarafından ince bir şekilde dışlanır, ince bir şekilde aşağılanır, unutulur veya kolaylıkla görmezden gelirsen onlara ilgini ve enerjini sunmaya devam ederek kendine en büyük kötülüğü yapmış olursun.

Gerçek şu ki sen; herkesi memnun edecek kişi değilsin...

💜Bu dünyayı bu kadar özel yapan şey, arkadaşlığına, sevgine, dostluğuna önem veren birkaç kişiyi bulmaktır. Bulamasanda sorun yok. Kendinin ne kadar değerli olduğunu anlayacaksın.

Çok zor şeyleri yaşadın, tecrübe ettin...

💙Bu gezegende milyarlarca insan var. Senin çevrende de insanlar var. Onları seviyorsun ve sevildiğini hissediyorsun.

Ama...

Seni yastık, ikinci plân seçeneği, terapist ve duygusal iyileşme stratejisi olarak kullanan insanlarla ne kadar kısa kalırsan kendine o kadar çok iyilik yaparsın.

Hayatındaki en değerli ve en önemli şey enerjindir.Ve bu da sınırlıdır. Enerjini kendine ve gerçekten sevdiğin insanlara ayırmalısın.

❣️Zamanını senin için uygun olmayan insanlarla geçirdiğin zaman neden bu kadar sabırsız olduğunu anlamaya başlarsın.

Hayatın için, kendin için ve tanıdığın herkes için yapabileceğin en önemli şeyin enerjini koruman gerektiğini göreceksin!

Hayatını güvenli bir sığınak yap,

Sadece seninle uyumlu kişilere izin ver...

İnsanları kurtarmak senin sorumluluğun değil.

Sen kendinden sorumlusun.

İnsanların hayatını her zaman kolaylaştırmak senin işin de değil..

Kötü hissediyorsan, görevde hissediyorsan, mecbur hissediyorsan demekki karşılığını göremiyorsun.


 O zaman bekle...

Nefes al…

Sadece bir süreliğine...

Kendine dışardan bakmaya çalış

Ve her şeyin ne kadar değiştiğini izle..."


Anthony Hopkins