Kasım 12, 2025

Hacel Obası

 

İlk Haluk Levent’ten dinlediğim 'Hacel Obası' türküsü Sivas/Şarkışla yöresine aitmiş dostlarım. Son günlerde çok işitince hikayesini merak ettim. Şöyleymiş;

Bir zamanlar 3 kardeş Gedik ovasına (Şarkışla) gelir ve kendi obalarını kurar. Zaman geçer, bu obada güzeller güzeli, alımlı çalımlı Ayşe kız doğar ve gün geçtikce serpilip büyür. Kızın ailesinin konakları vardır ve çok zengindir.

Ayşe'ye yanıp tutuşan genclerden biri de Mustafa'dır. Ayşe'de de Mustafa'ya ilgilidir, gizli gizli buluşmaya başlarlar.  Aşkları epey sürer, taa ki Teğmen Nazım'ın Şarkışla'ya gelinceye dek.

Nazım, okumuş çabalamış ve Teğmen olmuştur. Ailesine ziyarete gelir köyüne.Okumuş teğmen olmuş zıpkın gibi delikanlı Ayşe'yi görür görmez sevdalanır, ailesini gönderip istetir de.

Ancak Ayşe'nin talibi Mustafa'dır, tercih yapmaya zorlanır; Köylü Mustafa mı, Teğmen Nazım mı?

Ayşe, Mustafa'yı tercih ederse köyde kalacak, köy işleri yapacak inek dana bakacaktır. Nazım ile evlenirse ise 'Asker eşi" olacaktır.

Teğmen Nazım'la evlenmeyi kabul eder Ayşe. 

Yeni elbiseler, takılar Ayşe'nin başını döndürür. Fakat bir yandan Mustafa'yı her görüşünde utanır yaptığından, konuşmaz onunla. Lâkin Ayşe'nin zamanla nispet yapar gibi davranması Mustafa'yı deli eder ve şöyle söyler;

Hacel obasını engin mi sandın?

Ayağında potini var zengin mi sandın?

Her olur olmazı dengin mi sandın?

Ay da doldu göremedim yar seni.

Merdivenden tıkır mıkır inişin,

Çığırdaşır altın ile gümüşün,

İpti söz verişin sonra dönüşün,

Ay da geçti göremedim yar seni.

Suya gider bir incecik yolu var,

Sıktırmış kemeri ince beli var,

Söylerim söylemez tatlı dili var,

Ay da geçti göremedim yar seni,

Tren gelir acı acı sesleninir,

Yağmur yağar çift entere ıslanır,

Zalım anan duyar sana herslenir,

Ay da geçti göremedim yar seni…

💕Son günlerde duyduğumuz şekliyle aşağıya ekledim. Dinleyebilirsiniz💕


Not: Mustafa da inşallah çok mutlu olmuştur.🙏🥰 Onunla ilgili bir bilgiye ulaşamadım.

Kasım 10, 2025

Bazı insanlar

 

Evden çıkmayı sevmeyen insanlar vardır.

Üzgün ya da soğuk oldukları için değil, kendi eşyalarının arasında huzuru buldukları için.

Odaları, her şeyin anlam kazandığı küçük bir evrendir: sessizlik, pencereden süzülen ışık, taze kahvenin kokusu.

Sadece gerçekten gerektiğinde dışarı çıkarlar.

Yapmaları gerekeni yapar, fazla konuşmadan hemen geri dönerler.

Korktukları için değil, yorgun oldukları için: çünkü dünya onlara fazlasıyla gürültülüdür.

Bir, belki iki gerçek dostları vardır — ve bu onlara yeter.

Telefonları genellikle sessizdedir.

Ne aramalar, ne beklentiler, ne de cevap verme telaşı vardır.

Saatlerce sosyal medyada dolaşabilirler, hiçbir şey yazmadan, yorum yapmadan.

Sadece izlerler.

Dinlerler.

Kendileriyle sessiz bir diyalog içinde yaşarlar.

Sıcak sabah kahvesini, yavaşça okunan bir kitabı, camdan süzülen yağmuru ve mekânı yumuşak bir şekilde dolduran müziği severler.

Bazılarının yanında hiçbir kelimeye ihtiyaç duymadan her şeyi anlayan bir kedi ya da köpek vardır🥰

Dünya onlara “garip”, “içe kapanık”, “karmaşık”, “asosyal” der.

Ama öyle değiller.

Sadece farklılar. Daha doğrusu yorgunlar. Uzun yıllar dışarıdaki hayatı anlamaya çalışmışlar, çok emek vermişler en sonunda da huzuru sadece kendilerinde bulmayı öğrenmişlerdir.

Bu insanlar, bazı insanların sıkıldığı yerde huzuru bulurlar.

Dünya bağırdığında sessizliği seçerler.

Çünkü onlar için mutluluk gürültülü bir kutlama değildir.

Sıradan bir akşamdır — bir fincan sıcak kahve, açık bir kitap

ve başka hiçbir yerde olma zorunluluğu hissetmeden yaşanan huzur. ☕📖

Ekim 31, 2025

♥️♥️♥️

 

Hayatta dört aşamalı bir "silinme" süreci vardır:

Bu tamamen senin varoluşuna bağlıdır, başkalarına değil.

📌1- 55 yaşında:

İş yeri seni siler.

Hayatın boyunca ne kadar başarılı ya da güçlü olursan ol,

bir süre sonra sıradan bir insana dönüşürsün.

Bu yüzden eski işine ve onun verdiği üstünlük duygusuna tutunma.

Egonu serbest bırak, yoksa iç huzurunu kaybedebilirsin.

📌2- 65 yaşında:

Toplum seni yavaş yavaş siler.

Eskiden sıkça görüştüğün arkadaşlar ve iş çevresi azalır,ve artık önceki iş yerinde seni tanıyan pek kalmaz.

"Eskiden müdürdüm, yöneticiydim, ya da şu kişiydim..." deme.

Çünkü yeni nesil seni tanımıyor ve bu seni üzmemeli.

Bu da hayatın doğal bir sürecidir.

📌3- 75 yaşında:

Aile seni yavaş yavaş siler.

Çok sayıda çocuk ve torunun olsa da,çoğu zaman sadece eşinle ya da tek başına yaşarsın.

Çocukların arada sırada seni ziyaret ettiğinde,

bu onların sevgisinin bir göstergesidir.

Onları sık gelmedikleri için suçlama,

çünkü onların da kendi hayat mücadeleleri vardır.

📌4- 85 yaşında:

Zaman seni silmek ister.

Tanıdığın birçok kişi artık hayatta değildir.

Bu aşamada üzülme,çünkü bu hayatın kuralıdır ve herkes bu yoldan geçecektir.

Bu yüzden:

Hâlâ biraz gücün ve sağlığın varken,hayatını 

en iyi şekilde yaşa!

Malından mülkünden dilediğini harca, gidebildiğin kadar seyahat et,yardım etmek istediklerine yardım et,istediğini iç,oyna,

 eğlen, sevdiğin şeyleri yap!

Unutma:

Seni asla silmeyecek tek grup:

Eski dostlarındır.

Bu yüzden:

Eski ve samimi arkadaşlarınla daha çok 

iletişim kur, onları asla unutma...


Alıntı