
Bir gün babam ona şöyle dedi:
— Tatlım, üç aydır iş arıyorum ama bir türlü bulamıyorum. Bu akşam arkadaşlarla birkaç bira içmeye çıkacağım.
Annem sakin bir şekilde yanıtladı:
— Çok iyi, keyfiniz yerinde olsun.
Kardeşim itiraf etti:
— Anne, üniversitedeki bütün derslerden kaldım...
Annem gayet sakince cevap verdi:
— Dert değil. Telafi edersin. Edemezsen de bir dahaki dönem kendi harç paranı kendin ödersin.
Kız kardeşim endişeyle geldi:
— Anne, kaza yaptım…
Annem yine aynı sakinlikle:
— Sorun değil. Arabayı tamirciye götür, masrafları nasıl karşılayacağını düşün. Bu arada otobüs ya da metro kullanırsın.
Sonra gelini geldi ve dedi ki:
— Kayınvalide, bir süre sizde kalmak istiyorum.
Annem gülümsedi:
— Oturma odasındaki kanepeyi kullanabilirsin. Dolapta battaniyeler var.
Hepimiz şaşkındık. Bu ani huzur ve sakinlik bizi endişelendirdi.
Aramızdan bazıları gizlice doktora gidip 1000 mg'lık "Umurumda değil" hapı yazdırdığını düşündü. Hatta belki dozu ikiye katladı!
Filmlerdeki gibi, onu bu olası bağımlılıktan kurtarmak için bir aile müdahalesi yapmayı bile düşündük.
Ama o bizi bir araya getirdi ve nazikçe şunları söyledi:
> "Herkesin kendi hayatından sorumlu olduğunu anlamam biraz zaman aldı.
Yıllarca kaygı, endişe, öfke, uykusuzluk ve stres içinde yaşadım. Ama fark ettim ki bunlar sizin sorunlarınızı çözmediği gibi, sadece benim sağlığımı bozuyordu.
Başkalarının yaptıklarından ben sorumlu değilim. Ama onlara verdiğim tepkiden ben sorumluyum.
O yüzden artık kendimi korumaya, sakin kalmaya ve herkesin kendi hayatına odaklanmasına karar verdim."💖🌹
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder