BAZI INSANLAR 🧐
Arabamı sattım.Bir ay oldu.Kapalı otoparktaki numaralı yerim boştu.
Bir indim…
Benim yerde başka araba.
Yan tarafta arabası olan komşu, ikinci arabasını benim yere koymuş.
Güvenliği aradım.
“Uyarın,” dedim.
On beş gün geçti.
Yine indim.
Bu sefer kendi arabası yine benim yerde.
Tekrar guvenligi aradım.
“Gerekirse ceza kesin,” dedim.
Yarım saat sonra kapı çaldı.
Adam kapıda.
Bekledim ki “kusura bakmayın” desin.
Belki kiralamak istedi.Sitelerde boş yeri olanlar ikinci aracı olana kiralıyor.
Kibarca reddederim zaten bir ay sonra araç alacagim diye düşündüm.
Hiçbirini demedi.
— Ben üst kat komşunuz doktorum, sağlık çalışanıyım. Arabam hastaneye ait. Sizin aracınız yok sanırsam.Bizde iki tane var. Park ediyorum sorun olmaz herhalde?
Cümlenin tercümesi şuydu:
“Boşsa bedava benimdir.”
— Uygun değil, dedim.
Gitti.
Sonra merak ettim.İsmini soy ismini aradım.
Irak’ta bir tıp fakültesi mezunu .(Kendisi türk burada kazanamadığı için orada okumuş)
Denklik yok.
İlaç firmasında pazarlamada çalışıyor.Pandemi dönemi diye birde bu unvanı saglıkcıyım diye avantaja çeviriyor.
Altı aydır aidat da ödememiş.
Ama özgüven tam.
Unvan büyük.
Sınır küçük.
Aylar sonra arabamı aldim.
Annemlere gittim.
Numaralı açık otopark.
Yıllık ücretini ben ödüyorum.
Yerimde sıfır, kırmızı bir araba.
Telefon no var önde aradım.
— Bizim hanım park etmiştir, siz bir yana koyun, dedi adam.
Bir yana koyarsam akşam gerçek sahibi gelecek.
— Hanımı arayayım, insin.
Yirmi beş dakika bekledim.
Kadın geldi.
Bekledim ki “özür dilerim” desin.
Kimbilir ne mahcup olmuştur baskasinin yerine park etmiş.
Ben de “olmuş bir kere” diyeceğim.
Demedi.
Etrafı süzdü.
— Siz pek gelmiyorsunuz galiba buraya.
— Haftada birkaç gün ben bazen diğer kardeşim gelir dedim .
Omuz silkti.Kendince espri yaptı.
— O zaman ara ara biz bırakabiliriz demek oluyor bu...
Bu izin istemek değildi.
Hak devri teklifiydi.
— Hayır, bırakmasanız iyi olur. Ücret ödüyoruz dedim.
— Biz de ödüyoruz, dedi.
Tek araç için ödüyorsun ikinci 0 aracı aldiysan bul bir park yeri abone ol demedim konu uzamasin diye...
Ama mahcubiyet yoktu.
O gün anladım:
Bazı insanlar boşluğu fırsat sanır.
Sahibi görünmeyen şeyi sahipsiz zanneder.
“Nasıl olsa kullanmıyor.”
“Nasıl olsa gelmiyor.”
“Nasıl olsa idare eder.”
İzin istemek yok özür yok.
Sorun park yeri değil...
“Boşsa benimdir.”
Hayatta da böyle.
Boş bıraktığın saygıyı doldururlar.
Boş bıraktığın sınırı test ederler.
Boş bıraktığın alanı sahiplenirler.
En ilginci?
Özür dilemezler mahçup hissetmezler.
Çünkü kendilerini haksız görmezler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder