Hepimizin kendine göre bir "vazgeçme" yöntemi yok mu sahi?
Kimimiz insanlara inanmayı bırakır, kimimiz aynalara küsüp makyaj yapmayı…Kimimiz ezbere bildiği şarkıları dinlemekten vazgeçer, kimimiz ise uzun uzun susmayı seçip konuşmayı bırakır.
Ama aslında bu bir pes ediş, bir yenilgi değil dostlarım; bu derin bir kabulleniştir. İnsanın o yorucu gürültüden sessizce geriye çekilmesi, en savunmasız anında kendi ruhunu usulca koruma altına alma çabasıdır🥹
Hayat bazen o kadar ağır gelir ki; hele kendimiz yada sevdiklerimiz hastalıklarla…kayıplarla ..maddi/ manevi sınanırken, içimizdeki o cıvıl cıvıl renklerin birer birer solup gittiğini çaresizce izleriz.
Eksiliriz, yoruluruz.
Peki sonra?
Geriye ne kalırsa, o kırık dökük parçalarımızla yaşamaya, hayata tutunmaya devam etmez miyiz? Kanadımız kırık olsa da hayat bir şekilde kendi ritminde akmaya devam etmiyor mu?
İşte tam da bu yüzden, içimizdeki gri bulutlara inat, kendimizi yeniden güzel hissetmek, ışığı bulmak için biraz çabalamamız gerekmiyor mu? Bizim için sıradanlaşan, ufacık görünen ama belki de bir başkasının en büyük duası, en ulaşılmaz hayali olan o nimetlere her sabah uyanıp şükretmemiz gerekmiyor mu?
Solan renklerin yerine yenilerini sürmek bizim elimizde.
👉Unutmayalım ki hayat; yaralarımıza küstüğümüz yerden değil, sahip olduklarımıza şükürle sarılıp yeniden ayağa kalktığımız yerden güzelleşir. 🤍🕊️
Harika bir paylaşım olmuş.Çok doğru açıklamışsınız.Çok teşekkürler.İyi ki varsınız ve duygularımıza tercüman oluyorsunuz Ferdağ Hanımcığım…💐
YanıtlaSilAsıl ben size çok teşekkür ederim.Geliyorsunuz…… okuyorsunuz….yorum yapıyorsunuz….seviyorsunuz🤗 ❤️İyijki varsınız 🙏, eksik olmayız
YanıtlaSil